Sayfalar

9 Şubat 2011 Çarşamba

Geceye dökülüşüm!


Elif yalnızlığında,İbrahim yalınlığında,Meryem'in sükutunda,
duanın serinliğinde...

Bismi hu !...
Müteşabih ayetlerde gizlenen hakikatler ve açığa vurulamayan hayatlar saklıdır derunumda.
En uçssuz bucaksız kıyılarıma vuran med /cezirler,
Hoyratça suretime çarpan rüzgar,
Kalemimin ucu kör,cümlelerim lal.
Vakit gece!
Siyah kefeni setreylemiş bedenim ve ruhum...
Arzların gölgesinde,arafın ortasında,ateşle sınanan ,
günahla cilalanan ruhum!
Kökü sabit,dalı budağı serpilmiş bir El-Vedud tecellisi yüreğimde
Yalnızlığa gark olmuş lahzalar feragat ediyor,zihnimde.
Beyan-ı lisanlar dökülüyor,dil yatağından yürek okyanusuma
Bir solukluk sancı molası .

 Ey adını yazgıma bulaştıran talib!
Ömrün ekilsin toprağıma
Ecrin doğsun şafakların(m)a
Düşüyorum düşlerimin tuzağına
Üşüyorum düşlerimin uzağında
Satır satır okuyorum yaşadıklarımı
Gidişler yokluyor sol yanımı
Vakit gece!
Zaman/sızım
ve
Kimsesiz...

Es'Nun

2 yorum:

  1. Nedir bu geceye dökülüşümüz esmam...
    Bir toparlanamadık gittik.
    Zamansız,
    Ansız
    Sızısız
    Sız sız...
    Olmuyor işte mührü vurulduya bir kere gecenin gözlerimize...
    Hiçbir dua silemez kaderimizden artık...
    Hep melal hep melal...
    Melalimiz hayra kelimelerimiz vuslata gark ola esmam..
    Gönlüne kelamına sağlık...
    Her dem kelimelerinle inşirah bulmak dileğimle...

    YanıtlaSil
  2. Ah gecem!
    Vuslatım,gözyaşım,hasretim,dinmeyen yürek sızım ve baki dostum.
    Okuyan gözüne,hisseden kalbine inşirah düşe emi canımcığım? eksik olma duama tutulasıca:)

    YanıtlaSil